Make your own free website on Tripod.com
 


KIRLANGIÇ

3 SINF ÖGRENCİSİ

Fatma ATLAY

 

Sonbahar serinliğinin kendisini iyiden iyiye hissettirdiği günlerdi. Evinde yalnız yaşayan adam can sıkıntısından televizyon izlediği esnada penceresinde tıkırtılar duyuldu. Perdeyi açıp baktığında pervaza bir kırlangıcın tünemiş olduğunu gördü. Kırlangıç adama bakıp tekrar gagaladı camı. Pencereyi açtı ve sordu: _”

Ne istiyorsun?”

- ”Ben göçmen bir kuşum biliyorsun; yolumu kaybettim. Gördüm ki sende yalnız yaşıyorsun. Belki beni içeri alırsın ve seninle dost olabiliriz diye düşündüm.” Diye cevap verdi kırlangıç.

-”Hayır!” diye kestirip attı adam. Yalnızlığını bozmaya niyeti yoktu.

-”Benim kimseye ihtiyacım yok! Halimden memnunum. Haydi sende yoluna.” Pencereyi de perdeyi de kapattı. Televizyonunun başına döndü . Ama birkaç dakika sonra yine aynı tıkırtı geldi kulağına. Önce aldırış etmedi. Ama kuş ısrar ediyordu. Sonunda pencereyi açıp kırlangıca bağırdı:

-”Sen laftan anlamıyor musun?Seni istemiyorum! Beni rahat bırak!” kırlangıç üzgün bir sesle ona yine dostluk çağrısında bulundu:

-”Ama bak yalnızsın, ben de yalnızım. beni içeri alsan ve birazcık yiyecek versen,sonra da dostluğun sıcaklığını paylaşsak,bundan ne kötülük çıkar?”

Adam bu defa cevap bile vermedi. Sert bir tavırla pencereyi kırlangıcın yüzüne kapadı ve içeri girdi. Birkaç dakika sonra pencere camından aynı tıkırtı dostluğa davet ediyordu. Ama bu sefer adam yerinden bile kalkmadı. Uyuşuk bir halde kendisini T.V. nin renkli görüntüleri arasına bıraktı. Bir ara içinde bir sıkıntı duydu. Kırlangıca davranış biçiminin çok sert olduğunu hissetti. Vicdanı sızlıyordu. Belki de kuş çok açtı ve üşüyordu. Onu birkaç saatliğine içeri alsa ne olurdu ki? Hızla yerinden fırladı ve pencereye koştu. Ama kuş çoktan uçup gitmişti. Adam boğazında bir şeylerin düğümlendiğini hissetti. Yalnızlığına ışık tutacak bir dost penceresine kadar gelmiş,fakat o misafirini en kaba biçimde kovmuştu. Kendi kendine çok kızdı. Sonra aklına gelen bir düşünceyle biraz rahatladı. Seneye bu kuş buradan yine geçecekti, onu bulabilir ve evine alabilirdi. Sonbahar yerini kışa bıraktı. Ama o sabırsızlıkla güzü bekliyordu.

Bahar ve ardından yaz geldi. Ama o yine güzün ve kırlangıcın yolunu gözlüyordu.

Nihayet güz geldi. Göçmen kuşlar evinin üzerinden güneye doğru uçmaya başladı. Bir kırlangıç sürüsü geçerken adam penceresine fırladı kuşlara seslendi. Kırlangıçlardan birisi ne istediğini öğrenmek için süzülüp yanına kadar geldi. Adam ona geçen sene ki kuşun tarifini verdi, tanıyıp tanımadığını sordu o kuşu. Sonra geçen sene yaşadığı macerayı anlattı. Görürse mutlaka ona haber vermesini,onu beklediğini,dostluk için hazır olduğunu bir bir sıraladı. Bu sözleri dinleyen kırlangıç adamın yüzüne acıyarak baktı ve kanatlarını çırpıp uzaklaşmadan önce şöyle dedi:

-”SEN BİLMİYORSUN GALİBA DOSTUM, KIRLANGIÇLAR SADECE 6 AY YAŞARLAR !”

   

 

İÇİNDEKİLER

 

 


Copyright © 2004 Avrasya Toplulugu. All right reserved.
Designed By Vazha Devadze