Make your own free website on Tripod.com
 

KITAB ÖZETLERI

A B C Ç D E F G H I J K L M N O Ö P Q R S T U Ü V W X Y Z


“EVE DÖNEN ADAM”- Yahya KEMAL

YAZAR - Besir AYVAZOGLU

1. Bölüm

Yahya Kemal’in doğduğu şehir Üsküp’tür. Türk ve Müslüman bir ailenin çocuğudur. Mahalle mektebine(ilk okula) 3 yıl devam eder.Daha sonra Yahudi mahallesinde “mekteb-i edebe” gider. Birkaç gün içinde elifbayı (alfabe) söker. Mahalle mektebinden, mektebi edebe geçişini doğrudan Avrupa’ya geçiş olarak adlandırır. Eğitimini tamamlamak için 18 yaşında İstanbul’a gelir . Burada Şekip Beyle tanışır.Şekip Bey bir Jöntürk’tür ve Yahya Kemal’i çok etkiler. Yahya Kemal’de o dönemlerde Paris sevdası başlamıştır. 19 yaşında dil bilmediği halde Paris’e kaçar. Paris’e gitmesindeki en büyük sebeplerden biri hürriyet(özgürlük) fikridir. Paris’te dinsizliği artar hatta kiliseleri protesto mitinglerine katılır . Jöntürk hareketlerini, azınlık hareketlerini yakından takip eder. Jöntürklerin de azınlıklarla aynı gayeye(amaca) hizmet ettiklerini görür. Jöntürklüğün fikir sahasında(alanında) hiç , fiil sahasında yine hiç olduğunu görür.

2.Bölüm

Tarih hakkında okumaya başlar. Türklüğü aramak için İstanbul’a döner.İstanbul’a döndükten sonra Yakup Kadri’yle tanışır. Yunan edebiyatı ve mitolojisine ilgi duyar. Ömer Seyfettin bir hikayesinde Yakup kadri ve Yahya Kemal’i Yunanlılara hizmet eden iki adam gibi göstermiştir. Kısa bir süre sonra bu fikrinden vazgeçer. Artık Osmanlı tarihini araştırmaya başlar. Kısaca Yahya Kemal; Türk insanının Avrupalı olmasıdır; Doğu ve batı ikiliğini ortadan kaldıran Türk insanının bütün olmasını sağlayan adamdır. Yahya kemal ilk Türk Müslümanı görüyordu kendini. İslam’ı kuran ve hadis kitaplarında değil Itrinin tekbirinde Mimar Sinan’ın Süleymaniyesi’nde yahut bir Yesari hayatında görüyordu. Milletlerin kaderlerine göre dinlerini seçtiğini düşünürdü.

3.Bölüm

17. yüzyılda tekke medrese kavgası gündemdeydi kadızadeler asrı saadeti olduğu gibi kabul ediyorlardı. Başta Sivasi Efendi olmak üzere tasavvufla ilgilenenler yazdıkları eserlerle kadızadelere karşı çıkıyorlardı. Aralarında çok büyük çatışmalar çıkmış insanlar ölmeye başlamıştı.

4.Bölüm

(Evde yangın) İstanbul’da Ziya Gökalp’le tanışır Türkçülük konusunda çok anlaşamaz. Türkçülüğü Turan şeklinde bir rüya gibi görmez. Rumeli ve Anadolu topraklarında bir Türklüğü savunur.Az yazardı ama çok konuşurdu. Yahya Kemalin sentezi: Eski medeniyetimizi yaratan Türklük Doğu medeniyeti içinde yaşadığı için onun manevi havasıyla ahlak ve muaşeret(toplum) kurallarıyla, hayat şartlarıyla kuşatılmıştır . Şimdi ise Batı medeniyeti havası hakimdi . O halde ona göre bir yaşama üslubu(şekli) , bir mesken(yer) bir semt , bir şehir yaratmak mecburiyetindedir. Yahya Kemal’in yazı ve şiirleri makul(akla uygun) bir Doğu- Batı sentezini gerçekleştiriyordu.Yahya Kemal’e göre hüviyet(kimlik)imizi değiştirmeden sadece zihniyetimizi(düşünce şekli) değiştirerek batıyı kavramamız mümkündür.Aydınlarımız batı mektebini(okulunu) bitirip artık memlekete dönerek taklit ve bocalayış dönemini aşmalıdır. memlekete Türkçe’ye Türkiye’ye ve Türk milletinin içine girip hizmet etmelidir.

5. Bölüm

(Evin Çocukları) Yahya Kemal ve Ziya Gökalp “Yeni mecmua” adında bir eser çıkarırlar. İdeolojik bir yönü yoktur.Yahya Kemal Darülfünun’da (İstanbul Üniversitesi) edebiyat dersleri vermektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar da Antalya’dan gelir ve öğrencisi olur. Yahya Kemal Paris’te edindiği kahvehane zevkini İstanbul’a da taşımıştır. İkbal kıraathanesi(kahvehane), etrafındaki gençler için ikinci Darülfünun haline gelmiştir. Daha sonra aralarında bir dergi fikri doğmuştur. A. Hamdi Tanpınar , Ahmet Haşim ve diğerleri “Dergah” isimli dergiyi çıkarmaya başlamıştır.

6. Bölüm

Dergah dergisi “modern mistik” diyebileceğimiz bir hüviyet(Kimlik) taşıyordu. Dergahın savunduğu fikirler: Anadolu’da devam eden mücadele bir ölüm kalım savaşının uyandırdığı şiddetli bir yaşama gerginliğinden doğmuştur. Başarımızın sırrı rakam, ölçü , pozitif ilim, teknoloji vb gibiler değildir. Bunların ancak vasıta olarak değeri olabilir. Başarı, canlıların hayat mücadelesindeki hakim güçleri olan içgüdülerinden,hayat hamlesinden(atak) doğmaktadır. Kısaca zafer, sayı çokluğuna karşı samimiyetin, mekaniğe karşı yaratıcı hamlenin zaferidir. Doğu rönesansı: Mustafa Şekip’ e göre ,Batı medeniyeti maddenin eseri haline gelmiştir. Halbuki hiçbir kuvvetin bahşedemeyeceği(veremeyeceği) hayat hamlesi vardır. Hayat mücadelesinde maddi setler yerine, daha yumuşak , daha hayati , daha ruhi münasebetler kurmak gerek. Görüldüğü gibi dergahta Bergson’a dayanan doğunun rönesansı fikri savunulmaktadır. Çünkü doğu bütün medeniyetlerin kaynağıdır. Bir bakıma maddenin karşısında ruhu temsil eder. Bir başka deyişle Yahya Kemalin ve öteki “Dergah”çıların anladığı manada doğu rönesansı medeniyetimizin bir zamanlar ona hayat kazandıran ruhuyla dirilmesi ve yepyeni bir hayat hamlesiyle çağı kucaklaması demektir. Kısaca bu diriliş ne geçmişin tekrarı ne de inkarıydı(reddetme). Bir imtidaddı. İmtidad Yahya Kemalin lügatinde sürekli bir değişme içinde değişmeyenin yani asıl hüviyetimizin muhafazası(korun ması) anlamına geliyordu. Şuursuzluk(Bilinçsizlik): Bergson göre; maziden hiçbir şey hıfzetmemek (ezberlememek) , kendini her vakit unutmak ve her an ölüp yeniden dirilmek.. Şuurlu dediğimiz varlığın farikalarından biri maziye dayanmak ise diğeri istikbale eğilmektir. Yahya Kemal’de bunu şöyle ele alır”Kökü mazide olan atiyim”

7.Bölüm

( Evde bir evsiz adam) Yahya Kemal eve dönen adamdır, ama ömrünün sonuna kadar kadın sıcaklığının ısıttığı eve hasretti. İlk defa beş yaşında bir genç kız olan Redife hanıma aşık olmuştur. Annesi Nakiye Nanımın ölümüyle birlikte evden kopuş başlamıştır . Babası Üsküp Selanik arasında gidiş gelişler yapmıştır. Paris ve İstanbul hayatında da her hangi bir yere yerleşmemiştir.En büyük Aşkını Nazım Hikmetin annesi Celile Hanıma karşı yaşamıştır Evlilikten son anda vazgeçmişlerdir. Kendini evliliğe hazır hissetmediğinden veya Celile mutlu edemeyeceğinden korktuğu için evlenmemiş olabilir. Büyük şair olmaktan önemli üç şey saymıştır 1) Evlenip yuva kurmak 2) Ev sahibi olmak 3) Kimseye muhtaç olmayacak kadar paraya sahip olmak.

 

 

   

 

 

 

 

 

 


Copyright © 2004 Avrasya Toplulugu. All right reserved.
Designed By Vazha Devadze