Make your own free website on Tripod.com
 


ÇILDIRTAN SENSİZLİK...

3 SINIF ÖGRENCİSİ

Kerem Gökay ONER

 

Şarkılar öksüz bir çocuk gibi büyürken dudaklarımda, denizlerin mavisini gemiler çalar. Sancısını duyarsın yalnızlığımın...

Gözlerin kan olur, siyah mı siyah... Suskunluğun birikir telleri kopmuş kemanların; içinde yarınlar uykuya dalar...Söylenecek çok şey olur...

Ayrılık prangalı sevdalar üstünde isyanların koşar, isyanların yorulur. Özlemlerin boynunu büker bir gurbet türküsünde...

Beklemek ölüm kadar hiçtir, korkuludur. Beklemek yorgun bir sabahtır. Giden gemiler, trenler,arabalar...Yangın yürekler götürürken beraberinde,bir mahşer kurulu ayrılığın ilk dakikasında... Beklemek sevmek kadar acı bir günahtır... Her şeye rağmen seni çok seviyorum...

Baktığım her şey seni bana anımsatır! Her yıldız kayışı dileğimin her zaman seninle olma isteği. Okyanusların sessiz derinlikleri içimin derinlikleri gibi masum ve esrarengiz, oysa sakladıkları çok şey var hayata dair...

İçinde bulunduğum ortamın garipliği hüküm sürüyor. Hiçbir zaman eksik olmayan iki şey; sensizlik ve yalnızlık ve de ulaşılmaza bir çok hayal. Parçalıyor zihnimi zamanın hep yarım kalan öyküsü. Fırlatıyor bedenimi susuz çöllere, katlanıyorum üzerimde olan bir çok kedere. .Sensiz açılın o tiyatro ve beklenmedik perdeler var ya işte yine sensiz kapanıyor. Yıllara darbesini vurmuş hasret, ellerin çaresizliği boş ceplerin edepsizliğiyle buluşuyor. Hep aynı iklimde aynı şekilde yaşarken parçalana parçalana elimde kalan ufacık yüreğimi sana kaptırmanın acısı yaşama gayemin üzerini bir toprak misali örtüyor.

Yıldızlar ülkesinde el ele tutuşup hayat basamaklarını tek tek çıktığımızı düşlerken geceleri ona erişememenin burukluğu ve hüznü katran yalnızlığımı bir kat daha arttırıyor. Senin hayalinse zihnimde gezinip duruyor.

Yalnız akşamları karanlığını aydınlatan, başkalarına göre anlamsız ve boş, hissedebilinler için tasviri mümkün olmayan duygu; gözlerin bakıpta görmediği, tenin dokunupta algılayamadığı türden açıldı mı kapanması zor bir yara, düştüğün zaman kalkması uzak gelen şey..........; AŞK!!!!

Ya aşka sebep olan Sevgili;

Ne yağmurdan sonra bitkilerin çıtır çıtır büyüyüşü ne ilkyaz da kara bulutların kaybolmasından sonra çiçeklerin parlaklığı ne de yemyeşil bahçelerle çevrili bembeyaz sarayların zarafeti, güzel huylu iyi karakterli nitelikleri güzellikleriyle uyumunu bulan bir sevgiliyle kavuşmaktan daha güzeldir. En anlaşılır lisanlar bile bu sevinci tasvir etmekten yoksun kalırlar.

Sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş, sakin, uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen, sevmeden edemediğiniz biri; size sizi anlatmayı seven, sizin için çok şey yapmaya hazır biri; bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuz, sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı da tanıyan biri; bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri, sabahın üçünde “ayıp olur mu” diye endişelenmeden arıyabildiğiniz ve üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen,gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan, masanın başına geçen biri; aleminiz, kağıdınız, aynanız, saatiniz olan bazen gölgeniz olan biri; ve bazen vicdanınız eh bazen de uykusuz bıraktığınız için vicdan azabınız olan biri...

Hayatınız da böyle biri ...Var mı?

Varsa, KIYMETİNİ BİLİN...

Bunca yıl nasıl sevmişsem seni, bundan sonra da öyle seveceğim. Seni yüreğimin baş köşesinde taşıyacağım, seni ajandalarımın arasındaki satırlarda saklayacağım, yazdığım mektuplarda arıyacağım, sevgilim söz veriyorum sensiz olmayacağım...

Ben aşkı uğrunu bıkmadan herşeye rağmen yolunda yürümekten vazgeçmeyen bir garip çocuk; ŞİİRBÂZ’IM. Ey mavi gölgem seni bulana kadar arıyacağım...

   

 

INSIDE THE MAGAZINE

 

 


Copyright © 2004 Avrasya Toplulugu. All right reserved.
Designed By Vazha Devadze